Home » NEXT GENERATION MARKETING

NEXT GENERATION MARKETING

NEXT GENERATION MARKETING

Bu yazıyı okuyabildiğine göre site baya ilgini çekmiş olmalı. Bu aslında artık senin için yepyeni bir hayata ikinci adımını attığının kanıtıdır. Sayfanın başlığını okuyunca şu geldi aklına; “ Marketing diyorrr.. Hmm… Kesin bir şeyler sattıracak bize, pazarlamacı yapıp kapı kapı dolaştıracak bizi ya da bize bir şeyler satacak..” değil mi?

Söyleyeceğim az sonra ama öncesinde sana bir soru soracağım izin verirsen. Bir bebek, annesine altını ıslattığını veya karnının acıktığını kısacası ihtiyaçlarını nasıl bildirir? Ağlayarak, doğru. Yani ağıdını satıyor annesine.

Bütün insanların ihtiyaçları vardır. Öyle değil mi? Abraham Maslov,  insanların ihtiyaçlarını belli başlı bazı kategorilerde incelemişABRAHAM MASLOW İHTİYAÇ HİYARARŞİSİ. Kısacası; fiziksel, sosyal ve manevi ihtiyaçlarının olduğunu savunuyor. En önemli şeyin insanını kendini gerçekleştirmesi olduğunu söylemiş. Şu anda bu satıları okuyarak kendi hayatının filmine 10 dakika ara vermiş bulunuyorsun. Bundan sonra filmin nasıl devam edeceğine sen karar vereceksin. Bu satırları okuduğun şu anda fiziksel ihtiyaçlarını bile karşılayacak durumda olamayabilirsin veya maddi durumun iyi olabilir ama kendini gerçekleştirememiş hissedebilirsin.

Şöyle bir gerçek var ki, yemek yiyip su içebilmek için bile bir miktar paraya ihtiyaç var, öyle değil mi? Şerefiyle, onuruyla, emeğiyle tüm herkesin paraya ihtiyacı olduğunu düşünürsek, kazanmak için çalışmak zorundayız öyle değil mi?

Maaşlı bir iş aradığını varsayalım. Bir iş yerine gitsen, mülakata alacaklar seni değil mi? Yeteneklerini anlatacaksın işte, ters takla atabilirim, iki elimin üzerinde merdivenleri çıkabilirim ama inerken biraz sıkıntı yaşıyorum, dilimi dirseğime değdirebiliyorum (Deneme, yapamazsın). Onlar da beğenmiyor; “Biz sizi ararız.” diyorlar veya beğeniyorlar; “Şu gün gel başla.” diyorlar. Ne yaptın, yani ne yapmaya çalıştın? Yeteneklerini satmaya çalıştın.

Bu maaşlı işler senaryosu. Bak sana ne anlatacağım. İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi’nde okudum. Okulu bitirdikten sonra İzmir’den tanıdığım bir arkadaşım; “İstanbul’da bir iş var ne dersin?” dedi. “Bakalım.” dedim. Buluştuk, ön muhasebe olarak düşündüklerini söylediler. Girdim başladım işe. Bir ay sonra ihracat müdürü yaptılar beni. Maaş + sigorta onlardan, yol + yemek bana ait. Anlaşmamız bu şekildeydi. Antalya’ya yaptıkları 5 milyon $’lık işin parasını tahsil edemeyince, yolumu yemeğimi vermeye başladılar, maaştan haber yok. Unvan süper, manevi anlamda kariyerim yerinde… Ama karnımdan gurultular geliyor. İstanbul malum trafik, sabah 06.00’da çıkıyorum evden, 3 araç değiştiriyorum işe gidiyorum. Akşam yine aynı trafiğin biraz daha eziyetlisi, akşam 20.30 gibi evde oluyorum. Yemek, şu, bu derken, saat 23.00’de yattığım yeri beğeniyorum yorgunluktan. Zaten yatıp dinlenmeliyim ki ertesi gün yine aynı şeyleri yapabileyim.

Bak bu çok komik bir hikaye, yani trajikomik. Bir arkadaşımın kız arkadaşı güzel bir iş buluyor. Seviniyoruz işte ne çabuk, okul biter bitmez, şudur budur. 3 ay sonra bir sebepten kızı işten çıkarıyorlar. Sonradan öğreniyoruz ki patronun karısı kıskançmış.

“Aman oğlum/kızım, maaşlı bir iş bul, sigortan olsun, garanti olsun.” mu acaba? Ne iş yapıyorsan yap sonunu görmek zorundasın. Yanlış trene bindiysen, doğru yöne koşsan ne fayda? Yarın bir araştır bak bakalım yerinde olmaya çalıştığın insan SEÇİMLERİN HAYATINI BELİRLERşu andaki hayatından memnun mu?

Seni karamsarlığa sürüklemek istemiyorum. İnsanlar çalışmaktan çekinmezler, değecek mi değmeyecek mi bunu bilmek isterler. Seçimlerin hayatını belirler. Hem de geri dönmemecesine. Kararı sen vereceksin.

Sana bir hikaye daha anlatayım. İhracat müdürlüğünden istifa ettim doğal olarak paramı ödeyemeyince şirket. Kendi işimi kurdum. Arabistan’a domates ihraç ediyoruz, oradan da hurma ithal ediyoruz. Bir tane müşterim var Arabistan’da. Gözüm gibi bakıyorum. Tır başına 13 bin TL kazandırıyor. Hurma hariç. Gecem yok gündüzüm yok, koşuyorum… Mazota zam geldi birgün, sonra diğer şeylere derken, zaten ben aracıyım, param pul oldu, gidiyor gelmiyor para. “Zam yaptım.” desem, müşteri almaz bir daha, ki Mısır’dan almaya başladı daha sonra domatesi. Var yok bir müşterim vardı, onu da kaybedince derhal kapattım kendi işimi. Bir sürü risk vardı ve ben 24 saat içerisinde bazılarını kontrol altında tutabiliyordum. Riskli hem de çok riskli. Her şey mükemmel olsa bile, oğluma – kızıma nasıl devredeceğim? Miras bırakamam ki. Algısı, vergisi, stopajı uğraş dur.Tüm işlerin sonu emeklilik, onların da hali ortada.

TAKAS YOLUYLA TİCARETAma en azından riskli de olsa ticaretin maaşlı işlerden daha fazla kazandırdığı ortada. Peki, bu ticaret nasıl gelişti? Parayı, Lidyalılar bulmuş. Para icat olmadan önce ticaret “Takas” denilen yöntemle yapılıyormuş. “Bende bu kadar bulgur var, sendeki şu kadar yumurtayı alayım.” İlk madeni parayı kullanan Lidyalılar olmuş. Peki ya kağıt para? Tebrik ediyorum doğru bildin, Çin tabii ki. Madeni paraların yine biraz değer var da, kağıt parayı kim nasıl kabullendi acaba?

- Merhaba, iyi işler.

- Merhaba, sağ olasın.

- O ne çuvalın içindeki?

- Pirinç

- Kaç kilo?

- 20 kilo.

- Al sana 10 tane kağıt, o çuvalı bana ver.

- Neeyy?!..

Ticaret, paranın bu şekilde kullanılmasıyla yeni bir boyut kazandı. Bankalar, gümrükler falan… Trenin icadı, telefonun icadı,

ID:56191391

kablosuz telefon ve internetle oluşan ticaretin nasıl bir boyuta ulaştığını senin hayal gücüne bırakıyorum. Daha 2000’li yılların başında bile, internetten alış – verişten çekinmiyor muydun? “Az limitli kredi kartımla alış – veriş yapıyorum internetten ki dolandırılırsam bari az param gitsin.” demedin mi hiç? Ama şimdi mini marketlerden bile kredi kartı ile internetten domates alabiliyorsun ve evine kadar getiriyorlar.

“Ee?!.. Maaşlı işler garanti değil, kendi işim riskli. Ne yapacağım ben?” dediğini duyuyor gibiyim. Önce derin nefes al, rahatla, sakin ol. Sakin misin? Yanlış anlaşılmak istemem. Ben sana çalışma demedim. Herkes nasıl para kazanıyor? Ben sadece maaşlı iş garanti değil, kendi işini kurmak da çok riskli dedim. Bunu da öyle kafadan atmıyorum. Gir bak TUIK sitesine. Son 5 yılda açılan şirketlerin %82’si yok şu anda. Dikkatli ol yani. Dünya gösterildiği, anlatıldığı gibi olmayabilir. Yani garantili görünen şey garanti olmayabilir. Çok para kazanıyor olmak, o kadar da güzel olmayabilir. Doğum sonrası kızının fotoğrafına kendini photoshop’la ekleyen baba tanıyorum ben. Dikkat ettin mi hiç? Hayatımızın en kötü yıllarında rahat edebilmek için, en güzel yıllarını, en kötü şekilde harcıyoruz resmen.

“Peki, sen ne öneriyorsun?” mu dedin? Değişim ortada, açık ve net. En son ne zaman bir bakkaldan alış – veriş yaptın? Her yer süper market oldu. Değişime ayak uyduramazsan, değişime ayak uydurabilmiş bir başkasının hayatını yaşarsın. Ömrünün, kendi hayatını istediğin gibi yaşayamadan tükenmesi riski de çok yüksek. Kim bilir şu anda kim için çalışıyorsun para kazanmak için? Kim bilir para sorunun olmasaydı neleri başarabilirdin? Kim bilir ekonomik tüm sıkıntılarını çözmüş olsaydın neler yapabilirdin? Kim bilir tüm bu saydığım şeyleri yapamıyor olmana neler ve kimler engel oluyor? Cevap veriyorum, “SEN” bilebilirsin. Tüm bu engeller karşısında kendini çaresiz mi hissediyorsun? “Çaresizseniz, çare sizsiniz.” demiş Nichtze. Hayatından memnunsan ve anlattıklarım sana anlamsız geliyorsa yine sen bilirsin.

Benim sana önerim kendi işini kurmalısın. Ama öyle bir iş kurmalısın ki, sen aktif olarak orada bulunup çalışmasan bile sana para kazandırmalı. Şakacı, neler düşündüğünü biliyorum. “Emek olmadan, yemek olmaz.” diyorsun öyle değil mi? İşi kurarken emek harcayacaksın tabii ki… Oturduğu yerden ancak tavuklar başarıya ulaşabilir. Somut örnek vereyim. On, on beş yıl KAZAN - KAZAN

çalışıp bir ev alıyorsun, sonra onu kiraya veriyorsun. Bu evi almak için çalıştın öyle değil mi? Şimdi her ay o ev için daha fazla çalışmadan, sana gelir getiriyor mu? Buna pasif gelir deniyor işte. Bir fabrikan, otelin varsa veya benzer şeyler, pasif gelir kazanıyorsundur. Emekli maaşı da bir pasif gelirdir.  Öyle bir iş kurmalısın ki, riski sıfıra yakın olmalı. Öyle bir iş kurmalısın ki, “Kazan – Kaybet” yöntemi değil, “Kazan – Kazan” yöntemiyle çalışmalı.

Seçimlerimiz hayatımızı belirliyor. İnsanlarla değil, sistemlerle çalışmalısın. Herkesin bir “Neden”i var. Aşağıdaki başlıklarda sosyolog ve psikologların belirlemiş olduğu birkaç “Neden” var. İnsanlar neden çalışıyorlar? Sen neden çalışmalısın, çalışıyorsun veya çalışmak istersin?

KİM BULDU BU PAZARTESİYİ?!..HAKKIMIZDA

KİM BİLİR ÇALIŞMAK ZORUNDA OLMASAN NE GÜZEL UYUYACAKTIN? KİM BİLİR PARAYLA İLGİLİ HİÇBİR SORUNUN OLMASA NELERİ BAŞARABİLECEKTİN? KİM BİLİR EKONOMİK TÜM SIKINTILARINI ÇÖZMÜŞ OLSAYDIN NELER YAPABİLİRDİN? CEVAP VERİYORUM, ...

 

 

 

SEN BİLEBİLİRSİN!..ALASKA

TÜM SORUNLARIN KARŞISINDA KENDİNİ ÇARESİZ Mİ HİSSEDİYORSUN? "ÇARESİZSENİZ, ÇARE SİZSİNİZ!" - Friedrich Nietzsche - SOSYOLOGLARIN VE PSİKOLOGLARIN ARAŞTIRMALARINA GÖRE İNSANLAR NEDENLERİ OLDUĞU İÇİN ÇALIŞIYORLAR. SAHİ ...

 

 

 

SEN NEDEN ÇALIŞIYORSUN YA DA NEDEN ÇALIŞMALISIN?!SEN NEDEN ÇALIŞIYORSUN?!

EMİNİM DAHA ÖNCE BU SORUYU KENDİNE SORMADIN. BU FİLM SENİN FİLMİN.. HADİ GEL GERÇEK NEDENLERİNE BAKALIM. FİLMİN BUNDAN SONRASINI DÜZGÜN ÇEK, BİR AMACI OLSUN BARİ...

 

 

 

YENİ İNSANLARLA TANIŞMAKYENİ İNSANLARLA TANIŞMAK

Her zaman çalıştığın kişileri sevemezsin, ama sevdiğin kişilerle çalışma şansın var..

 

 

 

KENDİ İŞİNE SAHİP OLMAK..KENDİ İŞİNE SAHİP OLMAK

KURDA SORARLAR; "ENSEN NEDEN KALIN?", "KENDİ İŞİMİ KENDİM YAPARIM." DER. ZORUNDA OLMADIKÇA İNSANLAR BAŞLARINDA BİRİNİN ONLARA EMİR VERMELERİNİ SEVMEZLER. KİMSE SEVMEZ. SEN DE SEVMEZSİN DEĞİL Mİ?

 

 

 

BAŞKALARINA YARDIM ETMEK..BAŞKALARINA YARDIM ETMEK

BAZI İNSANLAR SIRF DİĞER İNSANLARA YARDIM ETSİN DİYE GÖNDERİLMİŞ SANKİ.. ÖRNEĞİN, SENİN DE AKLINDAN; "ÜÇ BEŞ KURUŞ KAZANAYIM DA AİLEME KATKIM OLSUN.." DİYE GEÇMİŞTİR BİR ZAMAN DEĞİL Mİ?

 

 

KİŞİSEL GELİŞİM..KİŞİSEL GELİŞİM 3

BAŞARILI OLMAYA DEĞİL, DEĞERLİ OLMAYA ÇALIŞTIKÇA, DAHA HUZURLU OLACAKSIN. HER NE İŞ YAPIYORSAN YAP, HEP KENDİNE BİR ŞEYLER KATIYOR OLACAKSIN..

 

 

DAHA SAĞLIKLI YAŞAMAK..SAĞLIKLI YAŞAM

GENÇ VE İŞSİZKEN; PARA, OLGUN VE ÇALIŞIYORKEN; ZAMAN, YAŞLIYKEN VE EMEKLİYKEN; SAĞLIK PEŞİNDE KOŞAR İNSAN.. SAĞLIĞININ KIYMETİNİ BİLİYORSUN DEĞİL Mİ?

 

 

DAHA FAZLA BOŞ ZAMAN..DAHA FAZLA BOŞ ZAMAN

NE İŞ YAPIYORSAN YAP, KAZANDIĞIN PARAYI DİLEDİĞİN GİBİ HARCAYACAK ZAMAN BULAMIYORSAN, MUHTEMELEN YANLIŞ İŞLER İÇİNDESİN. KENDİSİNİ KIZININ DOĞUM FOTOĞRAFINA PHOTOSHOPLA KOYAN BABA TANIYORUM..

 

 

 

 

KARİYER/BAŞARIKARİYER/BAŞARI

İNSANLAR HER ZAMAN PARAYLA MOTİVE OLMAZLAR. KİMİSİ İÇİN KARİYER ÖNEMLİDİR. BAŞARILI OLMAKSA HERKES İÇİN ÖNEMLİDİR. SEN DE BAŞARILI OLMAK İSTERSİN DEĞİL Mİ?

 

 

 

PASİF GELİRPASİF GELİR

DÜŞÜNSENE AİLEN SANA İŞLEK BİR CADDEDE AYLIK 10 BİN $ GELİR GETİREN BİR İŞ HANI HEDİYE EDİYOR. GÜZEL OLURDU DEĞİL Mİ? PEKİ HER AY BU GELİR ARTARAK GELSEYDİ? SEVDİN PASİF GELİRİ DEĞİL Mİ? BU HAMAK BOŞ KALMAZDI O ZAMAN..

 

 

 

 

MADDİ ÖZGÜRLÜKMADDİ ÖZGÜRLÜK

"PARAYA SIKIŞMAK" DEYİMİNİ HEP PARAYA OLAN İHTİYACIN İÇİN KULLANDIN DEĞİL Mİ? PARAYA BÖYLE SIKIŞMAYI KİM İSTEMEZ Kİ? PARAYA BÖYLE SIKIŞMAN DİLEĞİ İLE..

 

 

 

 

 

ERKEN EMEKLİLİK..ERKEN EMEKLİLİK

ÇOĞUNLUĞUN YAPTIĞI HER ZAMAN DOĞRU OLMAYABİLİR. EINSTEIN'E GÖRE EĞER SEN DE HER GÜN AYNI ŞEYLERİ YAPIP FARKLI ŞEYLER BEKLİYORSAN, KUSURA BAKMA AMA DELİSİN. SEÇİMLERİN HAYATINI BELİRLER..

 

 

 

 

 

SEN HANGİSİ İÇİN ÇALIŞIYORSUN?ALAADDİN'İN SİHİRLİ LAMBASI

"HEPSİ" Mİ? LAMBANIN İÇİNDEN BİR CİN ÇIKIP; "SANA YEPYENİ BİR HAYATIN KAPILARINI ARALIYORUM. BURADA SAYILAN HER ŞEYE SAHİP OLABİLİRSİN." DESE.. MERAK ETTİN DEĞİL Mİ? GEL, KAPI ARASINDA DURMA, HADİ!..

 

Hangisi senin nedenin? Hangisini seçtin? Bir şey sorabilir miyim? Neden hepsini değil de bir tane veya birkaç tanesini seçtin. (Sözüm “Hepsini istiyorum.” diyenlere değil.) İnsanlarla değil, sistemlerle çalışmalısın. Next Generation Marketing sana bunları paket program halinde hepsini sunar. Senden bir şey rica edeceğim. Aşağıdaki sorulara kendin için lütfen samimi cevap ver. Bu gece bu sorular üzerinde düşün. Hatta bir hafta, bir yıl boyunca düşün. Çok önemli çünkü. Bugün, geri kalan hayatının ilk günü.

  • Şu anda yaşadığın hayatı masaya yatırınca, gerçekten “HAYAL ETTİĞİN” hayatı yaşıyor musun?
  • Eğer cevabın HAYIR ise, şu anda yaptıklarını yapmaya devam ederek, gidişatı düzeltebileceğine dair “İNANÇ”ın var mı?
  • Eğer cevabın HAYIR ise, gerçekte hak ettiğini düşündüğün hayatla ilgili “HEDEF”lerin var mı?
  • Bugün içinde bulunduğun durumu değerlendirince, geleceğe “UMUT”la bakabiliyor musun?
  • Bugün içinde bulunduğun durumu değerlendirince, bu durumdan çıkmak ve hedeflerine ulaşmak için “BEDEL” ödemeye hazır mısın?
  • Yaşadığın hayat şartlarını SEVİYOR musun?

                                                           (Hakan DALKILIÇ – Next Generation Marketing’in Şifreleri)

Eğer bu sorulara cevap verdikten sonra bile Next Generation Marketing hakkında bilgi almak istersen, öğrenmek istersen, 7 Günlük Next Generation Marketing online kampıma ÜCRETSİZ katılabilirsin. Sağlıklı, mutlu, huzurlu, zengin ve başarılı bir ömrün olsun.

ONLINE ÜCRETSİZ NEXT GENERATION MARKETING KAMPI